CAN DOSTLARI
İnsan hayatını korumak kadar, savunmasız canlıların yaşam hakkını da gözetmek mümkündür. Akıl ile vicdan birbirinin alternatifi değildir; tam tersine birbirini tamamlar. Güvenli sokaklar ile merhametli kentler aynı anda var olabilir.
Çukurova Gazetesi, Güney Web ve diğer yayınlarda yer alan yazılarım. Haftalık olarak güncellenir, kategoriye göre filtreleyebilirsiniz.
İnsan hayatını korumak kadar, savunmasız canlıların yaşam hakkını da gözetmek mümkündür. Akıl ile vicdan birbirinin alternatifi değildir; tam tersine birbirini tamamlar. Güvenli sokaklar ile merhametli kentler aynı anda var olabilir.
Gelecek; yalnızca üretim biçimleriyle değil, değer verdiğimiz kavramlarla da şekillenecek. Emeği yalnızca fabrikada ya da ekranda yapılan bir iş olarak değil, yaşamı var eden bütün yaratıcı, duygusal ve toplumsal katkılar olarak yeniden düşünmek zorundayız.
Her habere hemen inanmamak, kaynağı sorgulamak, farklı görüşleri dinlemek ve duygularımızın bizi yönlendirmesine izin vermeden düşünmek zorundayız. Çünkü gerçeğin en büyük düşmanı cehalet değil; doğruluğu araştırılmamış, fakat doğruymuş gibi kabul edilmiş bilgidir.
uyuşturucu bağımlılığı, bir bireyin değil, bir ailenin ve hatta bir toplumun yaşadığı sessiz bir felakettir. Her bağımlının arkasında gözyaşı döken anne-babalar, kaygı içindeki kardeşler ve umutlarını yitiren insanlar vardır. Bu nedenle madde bağımlılığıyla mücadele, yalnızca sağlık politikalarının değil, toplumsal dayanışmanın da konusu olmalıdır.
Z Kuşağı dijital dünyanın ilk sakinleri, Alfa Kuşağı yapay zekâ çağının çocukları, Beta Kuşağı ise insan ve makinenin daha yoğun etkileşim içinde yaşayacağı yeni dönemin temsilcileri olacaktır.
Dünyada iklim krizi, enerji sorunu ve gıda güvenliği tartışmalarının yoğunlaştığı günümüzde doğal ve ekonomik avantajlar sayesinde Çukurova ve özellikle Adana giderek önem kazanmaktadır. Şimdilerde öngörülen Yeşil Dönüşüm; üretimi, teknolojiyi, tarımı, enerjiyi ve toplumsal kalkınmayı yeniden düşünen bir olgu olarak ortaya çıkmaktadır.
Çocuk suçları için iktidarı, muhalefeti, STK’ları ile sadece sonuçlara dönük önlem arayışları bugüne ait siyasal yanlışımızı ortaya koyuyor. Çözüm çok parametreli yapıyı her boyutuyla değerlendirip tüm toplumla birlikte hareket etmekten geçiyor. Geleceği kaybetmemek için bugünü hep birlikte yeniden kurmak zorundayız.
Dünyanın ve Ortadoğu'nun yeniden şekillendiği günümüzde Devlet aklına ve onun daha güçlenmesine ihtiyacımız bulunmaktadır. Bunun için de Devlet aklını taşıyan ve siyaseti günlük olaylara tutsak etmeyen ”Yeni bir CHP Yönetiminin” ortaya çıkması mutlak zorunluluktur.
Toplumların geleceği, yetiştirdikleri insanların zihinsel kalitesiyle belirlenir. Eğer yeni kuşaklara öğrenmeyi ve düşünmeyi öğretebilirsek, onlar yalnızca kendilerini değil, içinde yaşadıkları dünyayı da değiştirebilirler.
İnsan kendini sahip olduklarıyla mı tanımlar; yoksa değerleri ve ilişkileriyle mi? Eğer kimliğimizi nesneler üzerinde kurarsak her yeni nesne eski benliğimizi değersiz kılacaktır. Oysa insanın gerçek değeri, satın alınabilir değildir.
Birey olmanın özü, gerçeğe ulaşma cesaretinde yatar. Algının ötesine geçmek; sorular sormak, çelişkileri göze almak ve kendi aklıyla hüküm vermek demektir. Gerçeklik ile algı arasında sıkışan birey, bu sıkışmadan ancak eleştirel düşünce ile kurtulabilir.
Düşünmekten vazgeçildiğinde, sorgulama yük olarak görüldüğünde, sabır zayıflık sayıldığında negatif siyaset doğal bir sonuç gibi sunulur. Bugün belki ideolojiler yorgun, düşünce geri planda, toplumsallık zayıf. Ama bu durum kalıcı olmak zorunda değil.