Vizyon, Düşünce, Toplum
| iletisim@akifakay.com
Akif Kemal Akay İletişim

15. KADIN

Yerel yönetimler açısından kadın, yalnızca belirli sosyal destek programlarının hedef kitlesi değildir. Kadın; kentin, mahallenin ve toplumsal yaşamın sürekliliğini sağlayan temel aktördür. Özellikle gelişmesini tamamlamamış, kültürel baskıların güçlü olduğu ve gelir dağılımı adaletsizliğinin yoğun olduğu birimlerde Kadın daha da önemlidir.

KADIN

Yerel yönetimler açısından kadın, yalnızca belirli sosyal destek programlarının hedef kitlesi değildir. Kadın; kentin, mahallenin ve toplumsal yaşamın sürekliliğini sağlayan temel aktördür. Özellikle gelişmesini tamamlamamış, kültürel baskıların güçlü olduğu ve gelir dağılımı adaletsizliğinin derinleştiği toplumlarda kadının konumu, yerel yönetimlerin başarısını doğrudan belirleyen bir ölçüt haline gelir. Çünkü bir kentte kadın güçlenmeden ne sosyal adalet sağlanabilir ne de kalıcı bir yerel kalkınmadan söz edilebilir.

Bu tür toplumlarda kadın çoğu zaman çok katmanlı bir eşitsizlikle karşı karşıyadır. Düşük eğitim olanakları, kayıt dışı emek, bakım yükünün tamamına yakınının kadınların omuzlarında olması ve kamusal alana sınırlı erişim, kadınları görünmez kılar. Yerel yönetimler bu görünmezliği yeniden üreten bir yapı olmamalı; tam tersine, onu kıran ilk kamu kurumu olmalıdır. Çünkü yerel yönetimler, kadının gündelik yaşamına en yakın temas noktasıdır.

 Gelişmesini tamamlamamış bölgelerde yerel yönetimin kadın politikası, “yardım alan kadın” anlayışının ötesine geçmek zorundadır. Sosyal yardımlar elbette gereklidir; ancak yalnızca geçici bir nefes alma alanı yaratır. Asıl hedef, kadını ekonomik, sosyal ve siyasal olarak güçlendiren bir yerel yapı kurmaktır. Kadının kendi gelirini elde edebildiği, üretime katılabildiği ve karar süreçlerinde söz sahibi olduğu bir ortam, yoksulluğun kuşaktan kuşağa aktarılmasını da engeller.

Kültürel baskıların güçlü olduğu yerlerde yerel yönetimler, değişimi çatışma yaratarak değil, güven inşa ederek sağlamalıdır. Kadın merkezleri, mahalle temelli eğitim ve üretim alanları, çocuk bakım hizmetleri ve güvenli kamusal mekânlar; kadının kamusal alana çıkışını doğal ve meşru hale getirir. Bu tür politikalar, yalnızca kadınları değil, aileyi ve toplumu da dönüştürür. Çünkü kadının güçlenmesi, aile içi refahın ve toplumsal dayanışmanın artması anlamına gelir.

Gelir dağılımı adaletsizliğinin yoğun olduğu yerlerde kadın emeği çoğu zaman ya ücretsizdir ya da değersizleştirilmiştir. Yerel yönetimler, bu emeği görünür kılacak kooperatifler, sosyal işletmeler ve yerel üretim ağları kurarak kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyebilir. Burada amaç yalnızca istihdam yaratmak değil; kadının kendi emeği üzerinde söz sahibi olduğu, onurunu koruyan bir üretim modeli oluşturmaktır.

Yerel yönetimlerin kadınlara bakışı, aynı zamanda demokrasinin niteliğini de belirler. Kadının yerel karar alma süreçlerinde temsil edilmediği bir yönetim, toplumsal gerçekliğin yarısını dışarıda bırakır. Katılımcı mekanizmalar, kadın meclisleri ve mahalle temelli danışma yapıları, yerel demokrasinin derinleşmesini sağlar.

Toparlarsak kadın, yerel yönetimler için bir “sosyal sorun” değil; sosyal dönüşümün anahtarıdır. Gelişmemişlik, eşitsizlik ve kültürel baskı koşullarında gerçek yerel başarı; kadını koruyan değil, güçlendiren; susturan değil, söz sahibi kılan bir yönetim anlayışıyla mümkündür. Kadını merkeze alan yerel yönetimler, yalnızca daha adil değil, daha dirençli ve daha umutlu bir toplum inşa eder.

Uluslararası Hukuksal Çerçeve:

1.       İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi.1948

2.       Habitat II İnsan Yerleşmeleri Konferansı. 1996

3.       Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme,1966

4.       Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme,2000

5.       Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi,1953

6.       Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi,1978

7.       Afrika İnsan ve Halkların Hakları Şartı.1979

8.       Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW). 1979.

9.       Kadına Karşı Her Türlü Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi.1993

10.    Pekin Deklarasyonu ve Eylem Planı (1995)

11.    Avrupa Kentsel Şartı-1. 1992.

12.    Avrupa Kentsel Şartı-2. 2008

13.    Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı.2000

Ulusal Hukuk Çerçevesi:

1.       Anayasa.(Madde10/2)

2.       6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun

3.       6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

4.       Kadın Konuk evlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik

5.       5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu (Madde7)

6.       5393 sayılı Belediyeler Kanunu.(Madde14, Madde77)

Cumhuriyet Halk Partisi Programı:

(S;23) Cinsiyet eşitliği: kadının yönetimde, siyasette, çalışma yaşamında, eğitimde, hukukta, evrensel hak ve özgürlüklerde ve diğer tüm alanlarda erkeklerle eşit haklara ve olanaklara, sahip olduğu her türlü toplumsal ve fiziki baskıdan uzak, özgürce yaşadığı toplumdur. Bunu sağlamak için gerektiğinde Kadının Lehine Pozitif Ayrımcılık yapan yapısal düzenlemelerdir.

(S;52) Kadın sorunu bir demokrasi, insan hakları ve eğitim sorunudur. Kadınlarımıza her alanda fırsat eşitliği, çağdaş laik demokratik Cumhuriyetimizin var olma koşuludur... CHP kadını özgürleştirmek çevre baskısından ve feodal yapı etkisinden kurtarmak, sosyolojik kökenden kaynaklanan sıkıntıları gidermek için eğitim kültür yolunda sonuç alıcı çabalar gösterecektir.

(S;52) Eğitim, kadınla ilgili tüm sorunların çözümünde temel yapı taşıdır. Eğitim, kadınlara karşı ayrımcılığın ortadan kaldırılabilmesi doğrultusunda, kadınların özgüvenini ve toplumsal bilinçlerini artıran, kadınlara ilişkin sorunların çözümünde en önemli faktördür.

(S;55) Kadına karşı şiddet ve ayrımcılıkla mücadele amacıyla merkezi idare ve yerel yönetimlerde gerekli bütçe ödeneklerinin ayrılması sağlanacaktır:... Kamu sektöründeki istihdamda ilkeli kota uygulanmasına geçilecek... Kadınların günümüz ihtiyaçları ve teknolojilerinin öngördüğü geniş alanlarda mesleki eğitim olanağına kavuşturulması sağlanacaktır.

(S;57) Kamu Yönetiminde ve Siyasette, Karar Verme Mekanizmalarında kadın oranının yükseltilmesi amaçlanacak.

(S;57) İşyerlerinde kreş olanaklarının yaygınlaştırılması gerçekleştirilecek, İş Kanunu yeniden düzenlenerek, en az 100 işçi çalıştıran yerlerde, devletin de desteğiyle kreş kurma zorunluluğu getirilecektir.

(S;57) Kadının ekonomik bağımsızlığını kazanabilmesi için AB ile uyumlu Ulusal İstihdam Stratejisi hızla yaşama geçirilecek, bu strateji temelinde başta işveren, işçi kesimleriyle ve diğer ilgili tüm Sivil Toplum Kuruluşlarıyla işbirliği yapılarak uzun vadeli Ulusal Kadın İstihdamı Politikası geliştirilecek.

(S;58)Çocuk ve yaşlı bakımı için gerekli olan kurumlar geliştirilerek hizmetleri iyileştirecek, çalışan annelerin iş yükü azaltılacaktır.

(S;58) Gebeliğe, analığa, emzirmeye ve cinsiyete bağlı işten çıkarmaları ve doğumdan sonra çalışmaya dönen kadınlara uygulanan ayrımcılığın yasal ve idari yapılanmalarla önlenmesine çalışılacaktır.

Çalışmalarımız:

Yönetici seçimlerinde eşit/eşite yakın durumlarda hemen daima Kadın çalışmacılarımız tercih edildi.

Kadın Hakları ile çok sayıda kuruluşla işbirliği yapıldı: Belediyemiz kurumlarla karşılıklı destek sağlanması ile çalışmalarını sürdürdü. Bu kurumlar: Adana Barosu, CEİD (Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği-Ankara, Türkiye Kadın Koalisyonu, Mor Çatı, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği-İstanbul, KÖVED (Kadına Özgürlük Ve Dayanışma Derneği), ŞÖNİM (Şiddet Önleme Ve İzleme Merkezi), EVKAD (Ev Hanımları Dayanışma Ve Kalkındırma Derneği), AKDAM (Adana Kadın Dayanışma Merkezi) Çukurova Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma Merkezi, Kadın ve Çocuk Hakları Derneği, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, TAPV (Türkiye Aile Planlama Vakfı) Adana Yerel Eşitlik İzleme Bileşenleri, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Konuşmamız Gerek Derneği, UN Woman vb.

Belediye personeline “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Açısından Nelere Dikkat Etmeli, Bütçeleme Nasıl Olmalı?”,“ Afet Zamanı Kadın Olmak”, “Kadının Yasal Hakları”, “Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadelede Annenin Rolü”, “Kadın Sağlığı: Rahim ve Meme Kanseri”,“Çocuklarımızla İletişim”, “Eşit bir gelecek Yerelde başlar”, “ Çevre Bilinci ve Sıfır Atık Mutfağı” vb. konularında konferanslar verildi. Bu toplantılar halkın katılımına da açık oldu.

Psikologlarımız ve çeşitli kuruluşlardan gönüllü uzmanlar, Müdürlükler ve Kadın Dayanışma Bölümümüzde sürekli, Seymerlerde dönüşümlü olarak kadınlarımıza destek olmaya çalıştı.

Kadın Dayanışma Merkezimizde Kadınların güçlendirilmesi, sosyal ve ekonomik hayatta var olabilmeleri için çeşitli projeler yapıldı. Sayıları 40’ı bulan ve giderleri hemen tamamen uluslararası fonlarla karşılanan bu projelerden ihtiyaç sahibi sığınmacı ve yerli halkımız yararlandı.

Çeşitli eğitim programı, uyum desteği, psiko-sosyal ve hukuk desteği, istihdam edinebilirliği arttırıcı atölye çalışmaları (sabun, krem, kolonya, tekstil ürünleri, bitki üretimi vb.) bu projelerin başlıca konuları oldu. Bu projelerden 30 bin üzerinde kadın yararlandı.

Tamamlanan her proje fon kuruluşları tarafından övgüyle karşılandı ve her proje bittiğinde önümüze yeni bir proje teklifi sunuldu.

8 Mart “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” her yıl çeşitli söyleşi ve etkinliklerle kutlandı.

25 Kasım “Dünya Şiddetle Mücadele Günü”nde Kadınlara Öz Savunma Atölyesi düzenlendi.

5 Aralık “Kadınlara Seçme ve Seçilme hakkının Verilmesi” günü nedeniyle çeşitli panel ve söyleşiler yapıldı.

11Ekim“Dünya Kız Çocukları Günü” çeşitli etkinliklerle kutlandı

Yaşar Kemal Meydanında “1000 Kadın Korosu” konser verdi.

“İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” çalışması çok sayıda el ilanı, maske ve duvar ilanlarıyla yapıldı.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü ile “Acil Yardım Hattı İşbirliği Protokolü” imzalandı.

Öldürülen kadınlar için fidan dikimi gerçekleştirildi.

Evlenme aşamasında olan çiftlere “Evlilik Öncesi Eğitim” verildi.

Belediye Personeli ile KADES uygulaması yapıldı.

Kadına yönelik şiddet ile ilgili “Kadına El Kalkamaz” videosu hazırlanıp çeşitli yerlerde gösterime sunuldu.

Meme Kanseri bilgilendirme toplantıları yapıldı.