Vizyon, Düşünce, Toplum
| iletisim@akifakay.com
Akif Kemal Akay İletişim

16. ÇOCUK

Çocuk çoğu zaman geleceğe dair bir umut olarak tanımlanır; korunması gereken, büyümesi beklenen, henüz “tamamlanmamış” bir birey gibi görülür. Oysa yerel yönetimler açısından çocuk, yalnızca geleceğin değil, bugünün de en önemli göstergesidir.

ÇOCUK

 

Çocuk çoğu zaman geleceğe dair bir umut olarak tanımlanır; korunması gereken, büyümesi beklenen, henüz “tamamlanmamış” bir birey gibi görülür. Oysa yerel yönetimler açısından çocuk, yalnızca geleceğin değil, bugünün de en önemli göstergesidir. Bir kentin, bir mahallenin ya da bir yerel yönetimin niteliği, çocukların nasıl yaşadığına bakılarak anlaşılır. Güvende mi, sağlıklı mı, oyun oynayabiliyor mu, eğitim ve kamusal alanlara erişimi var mı? Bu soruların yanıtı, yerel yönetimlerin gerçek performansını ortaya koyar.

 Özellikle gelişmesini tamamlamamış, gelir dağılımı adaletsizliğinin belirgin olduğu ve kültürel eşitsizliklerin derinleştiği toplumlarda çocuk, çok yönlü bir kırılganlıkla karşı karşıyadır. Yoksulluk, çocuk emeği, eğitimden kopuş, yetersiz beslenme ve güvenli alan eksikliği, çocuğun bugünkü yaşamını daraltırken geleceğini de belirler. Yerel yönetimler bu koşullarda yalnızca hizmet sunan bir kurum değil, çocuğun yaşam şansını belirleyen temel aktör haline gelir.

 Yerel yönetimlerin çocuk politikası, “yardım edilen çocuk” anlayışının ötesine geçmelidir. Gıda desteği, kırtasiye yardımı ya da dönemsel sosyal destekler önemli olsa da tek başına yeterli değildir. Asıl mesele, çocuğun hak sahibi bir birey olarak görülmesidir. Güvenli oyun alanları, nitelikli kreş ve gündüz bakım hizmetleri, ücretsiz ve erişilebilir kültür-sanat etkinlikleri; çocuğun kamusal alanda görünür ve eşit bir yurttaş olmasını sağlar.

Gelişmemiş bölgelerde yerel yönetimler için en kritik alanlardan biri erken çocukluktur. Erken yaşlarda alınan eğitim ve bakım desteği, yalnızca çocuğun değil, ailenin ve özellikle annenin yaşamını da doğrudan etkiler. Kreş ve çocuk bakım hizmetleri, kadınların üretime ve sosyal hayata katılımını artırırken, çocuğun sağlıklı gelişimini güvence altına alır. Bu yönüyle çocuk politikası, aynı zamanda güçlü bir sosyal adalet ve yerel kalkınma aracıdır.

Kültürel eşitsizliklerin yoğun olduğu toplumlarda çocuk, çoğu zaman aile içi ve çevresel sınırlara hapsolur. Yerel yönetimler, kütüphaneler, spor alanları, sanat atölyeleri ve mahalle temelli etkinliklerle çocuğun dünyasını genişletebilir. Oyun oynamak, öğrenmek ve merak etmek çocuğun lüksü değil, hakkıdır. Bu hakların yerelde karşılık bulması, kuşaklar arası eşitsizliğin kırılmasında belirleyici olur.

 Yerel yönetimler için çocuk aynı zamanda geleceğin demokrasisinin de temelidir. Çocuk dostu kent anlayışı, yalnızca fiziksel mekân düzenlemesi değil; katılım kültürünün erken yaşta başlamasıdır. Çocuk meclisleri, okul–belediye iş birlikleri ve Çocukların görüşlerinin yerel kararlara yansıtılması, demokrasinin öğrenilen bir değer haline gelmesini sağlar.

Uluslararası Hukuksal Çerçeve:

1.       BM, Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi.1990 (Madde12, 13, 15, 17, 24, 28,) 3

2.       Avrupa Kentsel Şartı II. 2008 (Madde 62, 66, 67)

3.       Avrupa İnsan Haklarını Kentte Koruma Şartı, 2000 (Madde 10, 13, 18, 21)

4.       UNICEF Çocuk Dostu Şehirler Girişimi. 1996

Ulusal Hukuk Çerçevesi:

1.       5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu (Madde 1, Madde 4)

2.       2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu (Madde 3)

3.       5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (Madde 103, 105)

4.       5253 sayılı Dernekler Kanunu (Madde 3)

5.       5393 Sayılı Belediye Kanunu (Madde 14, Madde 77)

Cumhuriyet Halk Partisi Programı

(S;269) Eğitimde fırsat eşitliği sağlanacak, hiçbir çocuğumuz eğitim sistemi dışında bırakılmayacak, bu amacın gerçekleşmesi için devletçe gerekli olanaklar sağlanacak.

(S;271) Çocuklarımız sokakların karanlığından kurtarılacaktır. Sokakta yaşayan veya kimsesiz olan çocuklar devletin bakımı ve koruması altına alınacaktır. Sunulacak hizmetlere yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının da katkı ve katılımları hedef alınacaktır.

(S;271) Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi eksiksiz olarak yaşama geçirilecektir.

(S;271) Büyük kent merkezlerinde Çocuk Misafirhanelerinin sayıları arttırılacak, nitelikleri geliştirilecektir

(S;271) 16 yaşından küçük çocukların çalışma yaşamı yerine eğitime yönlendirilmesi ve çocuk emeğinin sömürülmesinin önüne geçilmesi hedef alınacaktır.

(S;298) CHP; okul öncesi eğitimi, çocukların zihinsel, fiziksel ve duygusal yönleriyle daha sağlıklı gelişmesinin koşulu, çağdaş eğitim anlayışının zorunlu bir kademesi olarak görmektedir.

(S;299) İlköğretim öncesinde çocuklarımızı eğitim sürecine hazırlamak için, Okul Öncesi 2 yıllık Eğitim zorunlu hale dönüştürülecektir.

(S;329) Çocuklarımızın ve gençlerimizin, ailelerinin maddi gücüne bağlı olmadan en iyi eğitimi almaları, bilgi çağı ile buluşturulması gerçekleştirilecektir.

Yaptıklarımız

Önceki dönemden devraldığımız 3 kreşin her birine birer kat eklemek ve iki yeni kreş yapmakla, yararlanan çocuk sayısını 2 kat arttırdık.

Kreşlerdeki eğitimi biraz daha “üreterek öğrenmek” şekline dönüştürme çalışmalarına başladık (Montessori, Reggio Emilia sistemleri).

Bu sisteme geçiş için kreş öğretmenlerimiz eğitildi; uzmanlar tarafından seminerler verildi.

Günlük çalışmalarda, El Göz Koordinasyonları, Akıl ve Zekâ Oyunları, Fen ve Doğa Deney Çalışmaları, Oyun ve Drama Faaliyetleri, Bitki Üretimi, Turşu Yapma, Zeytin Hazırlama, Artık Malzemeleri Değerlendirme gibi öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinliklere yer verildi.

Ayrıca Farkındalık Etkinlikleri, Mahremiyet Eğitimi, Akran Zorbalığını Engelleme Eğitimi, Hareketli Oyunlar vb. çalışmalar içinde yer aldı,

İzlenen çok sayıda tiyatro etkinliği çocuklarımızın beğenisi kazandı. Tiyatro oyunlarının bir bölümü Belediyemizin sanatçıları tarafından sunulurken, kurum dışından gurupların oynadığı oyunlar da beğeniyle izlendi.

Bilgi Evlerimizin belirli süreleri çocuklara ayrıldı. Burada çocuklar ev ödevlerini yapıp çeşitli oyunlarla meşgul oldular.

Çocuk Kitap Yazarlarının denetiminde seminer ve workshop çalışmaları yapıldı.

Kreş ve Bilgi Evlerinde eğitim gören çocuklar için çeşitli geziler düzenlendi. Müzelerin gezilmesi, Sinema ve Tiyatro gösterimine katılma sürekli olarak yapıldı.

Seytim’de, olabildiğince küçük yaştan başlamak üzere çocuklarımıza kotlama vb eğitimler verildi.

Kotlama ve diğer eğitimleri alan çocuklarımız çeşitli projelerle dijital uygulamalarla üretim yaptılar.

Çocuklarımız uçurtma şenliğinde oldukça eğlendiler. Planör uçuşları, yamaç paraşüt gibi gösterilere konuk olarak katıldılar.

Cumhuriyetin anlamlı günlerinde (23 Nisan, 19 Mayıs vb.) ve özel günlerde (Dünya Çocuk Hakları Günü, Yılbaşı vb.) çocuk şenlikleri yapıldı.(Ağırlıkla köy okullarında) Değişik etkinliklerin yapıldığı şenliklerde çocuklar oldukça güzel zamanlar geçirdiler.

Bilgi Evindeki çocuk ve yakınlarının Ağız ve Diş Sağlığı taraması yapıldı. Sorunlu olanların ücretsiz tedavisi sağlandı.

Çeşitli seminer ve söyleşilerle çocukların ufkunu açacak etkinlikler yapıldı. (Çocuklarda Doğru Beslenme Önemi, Yaratıcı Okuma, Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır vb.)

“Birlikte Okuyoruz” etkinlikleriyle ile kitap okuma alışkanlığının kazandırılmasına çalışıldı. Çocuklarımıza, guruplar halinde, İngilizce Kursu açtık.

Lions Kulübü ile yapılan ortak çalışmada Göz Sağlığı konusunda seminer verildi;  çocukların göz muayenesi yapılıp sorunlu olanlara çözüm üretildi.

Rüzgârlıtepe, çocukların emeği ile ağaçlandırıldı.(TEMA ile yapılan ortak çalışma)

Sorunluların aileleri başta olmak üzere çocuk yakınlarına seminerler ve psikolojik destek verildi.

Çocuklarımızla el sanatlarımızla ilgili (Ebru sanatı, Seramik, Yüz Boyama vb.) atölye çalışmaları yaptık.

Bilgi evlerinin bahçelerinde sebze ve çiçek yetiştirilmesini çocuklarımızın çabası ile sağladık.

Geleneksel Çocuk Oyunları çeşitli etkinliklerde çocuklarımıza öğretildi.

Şiir Yarışması ve Çocuk Tiyatro Gösterisi ile çok sayıda çocuğumuzun yeteneklerini ortaya çıkarma fırsatı bulduk.