Vizyon, Düşünce, Toplum
| iletisim@akifakay.com
Akif Kemal Akay İletişim
Anasayfa / Belediye Çalışmalarım / 14. AFETLERE (DEPREME) HAZIRLIKLI KENTLER

14. AFETLERE (DEPREME) HAZIRLIKLI KENTLER

Dünya sürekli çeşitli felaketlerle yüz yüze kalıyor. Böylesi bir dünyada afetlerle mücadele, yalnızca kriz anında yapılan müdahalelerle değil; öncesinde kurulan hazırlık mekanizmalarıyla anlam kazanır. İşte bu noktada yerel yönetimler, afet yönetiminin en kritik aktörü olarak öne çıkar.

AFETLERE (DEPREME) HAZIRLIKLI KENTLER

 

Deprem, yangın, sel ve kuraklık gibi doğal afetler artık istisnai olaylar olmaktan çıkmış, gündelik hayatın süreklilik arz eden riskleri haline gelmiştir. İklim değişikliği, plansız kentleşme ve doğayla kurulan sorunlu ilişki, bu afetlerin sıklığını ve yıkıcılığını artırmaktadır. Böylesi bir dünyada afetlerle mücadele, yalnızca kriz anında yapılan müdahalelerle değil; öncesinde kurulan hazırlık mekanizmalarıyla anlam kazanır. İşte bu noktada yerel yönetimler, afet yönetiminin en kritik aktörü olarak öne çıkar.

 Merkezi yönetimler afetlere ilişkin yasal çerçeveyi, ulusal stratejileri ve büyük ölçekli kaynak dağılımını belirler. Ancak afetin yaşandığı yer bellidir; sokak, mahalle, köy ve kenttir. İlk müdahale çoğu zaman yerel yönetimler tarafından yapılır. Enkaz altındaki yurttaşa ulaşan, yangına ilk suyu sıkan, selde tahliye organize eden yapı yereldir. Bu nedenle afet yönetiminde başarı, büyük ölçüde yerel hazırlığın düzeyi ile ölçülür.

Yerel yönetimlerin afetlere hazırlığı, yalnızca teknik donanım meselesi değildir; aynı zamanda bir yönetişim ve planlama meselesidir. Risk haritalarının çıkarılması, yapı stokunun durumu, yeşil alanların korunması, dere yataklarının imara açılmaması gibi kararlar afet anından çok önce alınır. Bir kentin depremde nasıl etkileneceği, yangının nerede büyüyeceği ya da selin hangi mahalleyi basacağı çoğu zaman afet günü değil, yıllar önce verilen kararların sonucudur.

 Etkili bir yerel afet yönetimi, hazırlık–müdahale–iyileştirme zincirini bütüncül biçimde ele alır. Hazırlık aşamasında erken uyarı sistemleri, eğitim programları, gönüllü ağları ve lojistik planlar hayati öneme sahiptir. Yurttaşın ne yapacağını bildiği, toplanma alanlarının net olduğu, yerel ekiplerin düzenli tatbikatlarla hazır tutulduğu yerlerde afetin toplumsal etkisi azalır. Bilgi eksikliği, çoğu zaman afetin kendisinden daha yıkıcıdır. Müdahale aşamasında ise yerel yönetimlerin hızlı ve koordineli hareket edebilmesi belirleyicidir. Afet anında karmaşa kaçınılmazdır; ancak önceden kurulmuş işbölümü ve iletişim kanalları bu karmaşayı yönetilebilir kılar. Belediyelerin itfaiye, zabıta, sağlık ve sosyal hizmet birimleri arasında kurulan koordinasyon, sadece can kaybını değil, toplumsal paniği de azaltır.

 Afet sonrası süreç de en az afet anı kadar önemlidir. Barınma, gıda, psikososyal destek ve altyapının onarımı gibi konular, uzun soluklu bir yerel çaba gerektirir. Yerel yönetimler, bu süreçte yalnızca hizmet sunan değil, toplumsal dayanışmayı örgütleyen bir rol üstlenir. Afet sonrası iyileşme, teknik olduğu kadar sosyal bir süreçtir.

 

Uluslararası Hukuksal Çerçeve:

1.       BM, Afetlere Karşı Kentsel Dirençlilik.2009

2.       Hyogo Çerçeve Eylem Planı (HFA). 2005

3.       Sendai Çerçeve Belgesi. 2015

4.       BM, Sürdürülebilir Kalkınma İçin Gündem 2030. 2015

5.       BM, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi/Paris İklim Anlaşması.2015

6.       BM, HABİTAT, Dünya Şehirlerinin Durumu Raporu.2010

Ulusal Hukuk Çerçevesi:

1.       Türkiye Afet Müdahale Planı.2014

2.       7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun

3.       4123 sayılı Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar ve Tahribata İlişkin Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanun

4.       7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu Kanun

5.       6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu

6.       6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun

7.       5393 sayılı Belediye Kanunu

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 53. maddesinde “Belediye; yangın, sanayi kazaları, deprem ve diğer doğal afetlerden korunmak veya bunların zararlarını azaltmak amacıyla beldenin özelliklerini de dikkate alarak gerekli afet ve acil durum plânlarını yapar, ekip ve donanımı hazırlar”

Cumhuriyet Halk Partisi Programı:

(S;107) Deprem riski yüksek bölgelerde kentleri deprem afetine hazırlamak devletin temel görevlerinden biridir.

(S;107) Afet Yönetim Sistemi bir bütündür: Sistemin zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme olarak özetlenen tüm aşamaları hem merkezi ve hem de yerel düzeylerde yeniden yapılandırılacak…

(S;107) Afet risklerini azaltma konusunda uluslararası kuruluşlarla yakın diyalog kurulacaktır.

(S;107) Depreme karşı zarar azaltma, hazırlıklı olma, olaya müdahale ve iyileştirme aşamalarının, modern ve bütünleşik afet yönetimi ilkeleri çerçevesi ve yönetimler arası işbirliği içinde gerçekleştirilmesi sağlanacak

S;109) Ülke genelinde fay hatlarını dikkate alan uzun vadeli bir yerleşim planı yürürlüğe konulacaktır. Planlarda, normal zamanlarda yeşil alan,

afet durumunda tahliye ve barınma alanı olarak kullanılmak üzere her mahallede açık alanlar öngörülecektir.

 (S;109) Hastaneler, okullar, diğer kamu hizmet binaları, köprüler, viyadükler ve tüneller gibi halkımızın toplu olarak kullandığı tüm yapıların bir program içinde hızla depreme dayanıklı hale getirilmesi sağlanacaktır.

(S;110) Mahalle Afet Gönüllüleri Sistemi oluşturulacak: Toplumun her kesiminin afetler konusunda bilinçlendirilmesine yönelik olarak toplumsal örgütlenmeler ve eğitim programları başlatılacak, başlamış olan çalışmalar geliştirilecektir. Mahalle afet gönüllüleri sistemi sivil savunma desteği sağlanarak hayata geçirilecek, toplumda depremle mücadele bilinci sürekli canlı tutulacaktır.

Yaptıklarımız

Seyhan Arama- Kurtarma ekibi oluşturuldu (SAK-2021). Bu ekip AFAD aracılığı ile yoğun bir eğitim aldı. (Deprem oluşumunda Çukurova İlçesinde enkaza ilk ulaşan ekip SAK idi. Ekip daha sonra İskenderun’da kurtarma çalışmalarına katıldı.

Atilla Altıkat Köprüsü dayanıklılık bakımından test edildi. Uygunluğunun tespiti üzerine köprü altı depo haline getirildi. Deprem sırasında kullanılacak çok sayıda malzeme ve araç (jeneratör, seyyar iletişim aracı vb.) burada depolandı. Depremde çok sayıda malzeme, diğer kamu kuruluşlarından önce deprem alanına aktarıldı. Şehirde uygun 3 adet geniş park, deprem olasılığında kullanılmak üzere hazır hale getirildi.

Deprem ertesinde halkın kalabilmesi için tesislerimiz açıldı.( Emek, Şakirpaşa Tellidere, Yeşilyurt merkezlerimiz, Bey, Dumlupınar, Hürriyet, Gülpınar, İstiklal, Koza,  Mıdık,  Mirzaçelebi,  Ova, Sucuzade, Yeşiloba, Yeşilyuva Taziye Evlerimiz.) Burada barınan kişilere günde 3 öğün yemek verildi, içecekleri karşılandı. Uyku tulumu, mat, battaniye gibi yatak ihtiyaçları giderildi. Ayrıca Seyhan Sanat Meydanında bir Çadır Kent kurularak depremzedelerin tüm ihtiyaçları karşılandı.

Depremzedelere, olası enfeksiyon önlemi için düzenli olarak hijyenik malzemeler verildi.(Hijyenik ped de dahil olmak üzere bu malzemelerin tamamı Belediyemizce üretildi.)

Depremzede guruplarına ve gerektiğinde bireylere psikolog desteği verildi. Seytimde yapılan hafıza oyunları ve oyuncaklar ile çocukların travmasının azaltılmasına çalışıldı.

Mıdık ve Kuyumcular mahallelerinde iki alan tümüyle “Çadır Kent” olarak hazırlandı. (En az 1000 kazazedeye hizmet vermek üzere) Her iki alanda: çalılar, moloz yığınları temizlendi. Binleri aşan sayıda kamyon ile toprak ve mucur taşınıp tesviye sağlandı. (En şiddetli yağmur sonrasında bile 1 saat içinde su birikintisi ve çamur oluşmadı.)

Hollanda Belediyeler Birliğinden alınan fonlarla Mutfak, Ütü/Çamaşır odası, Depo, Tuvalet, Banyo/duş, Yemek/Oturma Odası, İşletme Odaları inşa edildi.

Tüm alanın elektriğini sağlayacak (Otopark üstüne) tesisin yapılması için Hollanda Belediyeler Birliği ile anlaşma sağlandı.

Deprem yardımı olarak gelen çadırların iskeletleri birbirine bağlı olarak, afet zamanı dışında sera olarak kullanılacak şekilde, sıralandı. Naylonlarla örtülerek oluşturulan bu seralar Topraksız Tarım (Wick sistemi ile taşınabilir üretim modeli) için kullanıldı. Afet anında bu seralar çadırlara dönüştürülecek ve her bir çadır en fazla 5 dakika içinde, gerekli tüm donanımı ile (yatak, kampet, uyku tulumu, lamba, battaniye, yastık vb.) 4 kişinin kalacağı şekilde hazır olabilecek idi. (Gerekli tüm malzemeler alandaki depo ve Altıkat Köprüsü altındaki depoda hazır durumda idi.) .

Bu model Hollanda Belediyeler Birliği tarafından Birleşmiş Milletlere “Normal zamanda başka amaçlarla kullanılabilecek en verimli Çadır Kent” önerisi ile sunuldu.

Deprem sonrasında defalarca Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya, Pazarcık, Elbistan, Gölbaşı, Nurhak, Pınarbaşı, Samandağ, İskenderun gidilerek buralara personel, araç ve erzak yardımları yapıldı. Yardımların taşınmasında kısmen gönüllü TIR, belediye araçları kullanılırken, Samandağ için Yük Motorundan (denizyolu) yararlandı. Nurhak, Adıyaman ve Osmaniye Yarbaşı Belediyelerine uzun zaman araçlar tahsis edildi.

Tüm deprem sahasında dağıtılan atkı, bere, hijyenik ped, polar battaniye, nevresim takımı, deprem çantası gibi ürünlerin tamamı proje kapsamında Kadın Dayanışma Merkezinde yapıldı.

Deprem sonrasında Hatay ili içindeki çadır kentlere mandıramızda üretilen pastörize süt ve peynir dağıtıldı.

Sayıları 1 milyonu aşacak miktarda, tohumdan ürettiğimiz domates, biber, patlıcan, salatalık, marul fideleri Hatay ilinde Merkezi Yönetim himayesinde dağıtıldı.

Hatay Dursunbey’de oluşturulan Çadır Kentin ihtiyaçları belli ölçüde Belediyemizce karşılandı. (Sosyolog, psikolog, sanatçı, öğretmen, malzeme destekleri ve mutfak tesis edilmesi ile) Burada çeşitli zamanlarda psikolojik rahatlama adına şenlikler düzenlendi. Personelimiz uzun zaman burada yatılı olarak görev yaptı.

Adana’ya, özellikle Seyhan’ın güney köylerine gelen depremzedelerin günlük yaşama ait eksiklikleri tamamlandı. Bu kişiler, devam eden ihtiyaçları için de İhtiyaç Bankasından yararlandılar.

Deprem konusunda bilgilendirme toplantıları Bilgi Evlerinde yapıldı.

Hollanda Belediyeler Birliğinden alınan fonlarla Mutfak, Ütü/Çamaşır odası, Depo, Tuvalet, Banyo/duş, Yemek/Oturma Odası, İşletme Odaları inşa edildi.

Tüm alanın elektriğini sağlayacak (Otopark üstüne) tesisin yapılması için Hollanda Belediyeler Birliği ile anlaşma sağlandı.

Deprem yardımı olarak gelen çadırların iskeletleri birbirine bağlı olarak, afet zamanı dışında sera olarak kullanılacak şekilde, sıralandı. Naylonlarla örtülerek oluşturulan bu seralar Topraksız Tarım (Wick sistemi ile taşınabilir üretim modeli) için kullanıldı. Afet anında bu seralar çadırlara dönüştürülecek ve her bir çadır en fazla 5 dakika içinde, gerekli tüm donanımı ile (yatak, kampet, uyku tulumu, lamba, battaniye, yastık vb.) 4 kişinin kalacağı şekilde hazır olabilecek idi. (Gerekli tüm malzemeler alandaki depo ve Altıkat Köprüsü altındaki depoda hazır durumda idi.) .

Bu model Birleşmiş Milletlere “Normal zamanda başka amaçlarla kullanılabilecek en verimli Çadır Kent” önerisi ile sunuldu.

Deprem sonrasında defalarca Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya, Pazarcık, Elbistan, Gölbaşı, Nurhak, Pınarbaşı, Samandağ, İskenderun gidilerek buralara personel, araç ve erzak yardımları yapıldı. Yardımların taşınmasında kısmen gönüllü TIR, belediye araçları kullanılırken, Samandağ için Yük Motorundan (denizyolu) yararlandı. Nurhak, Adıyaman ve Osmaniye Yarbaşı Belediyelerine uzun zaman araçlar tahsis edildi.

Tüm deprem sahasında dağıtılan atkı, bere, hijyenik ped, polar battaniye, nevresim takımı, deprem çantası gibi ürünlerin tamamı proje kapsamında Kadın Dayanışma Merkezinde yapıldı.

Deprem sonrasında Hatay ili içindeki çadır kentlere mandıramızda üretilen pastörize süt ve peynir dağıtıldı.

Sayıları 1 milyonu aşacak miktarda, tohumdan ürettiğimiz domates, biber, patlıcan, salatalık, marul fideleri Hatay ilinde Merkezi Yönetim himayesinde dağıtıldı.

Hatay Dursunbey’de oluşturulan Çadır Kentin ihtiyaçları belli ölçüde Belediyemizce karşılandı. (Sosyolog, psikolog, sanatçı, öğretmen, malzeme destekleri ve mutfak tesis edilmesi ile) Burada çeşitli zamanlarda psikolojik rahatlama adına şenlikler düzenlendi. Personelimiz uzun zaman burada yatılı olarak görev yaptı.

Adana’ya, özellikle Seyhan’ın güney köylerine gelen depremzedelerin günlük yaşama ait eksiklikleri tamamlandı. Bu kişiler, devam eden ihtiyaçları için de İhtiyaç Bankasından yararlandılar.

Deprem konusunda bilgilendirme toplantıları Bilgi Evlerinde yapıldı.