Vizyon, Düşünce, Toplum
| iletisim@akifakay.com
Akif Kemal Akay İletişim
Anasayfa / Belediye Çalışmalarım / 23. HAYVAN HAKLARI

23. HAYVAN HAKLARI

Kent yaşamında kedi, köpek ve diğer sahipsiz hayvanlarla kurulan ilişki, yalnızca bir vicdan meselesi değil; kamusal yönetim anlayışının niteliğini gösteren temel bir ölçüttür. Bu bağlamda yerel yönetimler, hayvan haklarının korunmasında en kritik ve belirleyici aktörlerdir.

HAYVAN HAKLARI

Hayvan hakları konusu çoğu zaman duygusal tepkiler, bireysel çabalar ya da kriz anlarında verilen geçici kararlarla gündeme gelir. Oysa özellikle kent yaşamında kedi, köpek ve diğer sahipsiz hayvanlarla kurulan ilişki, yalnızca bir vicdan meselesi değil; kamusal yönetim anlayışının niteliğini gösteren temel bir ölçüttür. Bu bağlamda yerel yönetimler, hayvan haklarının korunmasında en kritik ve belirleyici aktörlerdir. Çünkü hayvanlar da insanlar gibi aynı mahalleyi, aynı sokağı ve aynı yaşam alanını paylaşır.

Merkezi yönetimler yasal çerçeveyi çizer; ancak hayvanların günlük yaşamını belirleyen kararlar yerelde alınır. Bir kentte hayvanların güven içinde yaşayıp yaşayamayacağı, barınma, beslenme, sağlık ve korunma koşullarının nasıl sağlandığı; belediyelerin yaklaşımıyla doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle hayvan hakları, yerel yönetimler açısından “ikincil” bir konu değil, birlikte yaşam kültürünün asli bir parçasıdır.

 Sahipsiz kedi ve köpekler, çoğu zaman kentlerin görünmeyen sakinleridir. Onlara yönelik yaklaşım, toplumun güçsüz olana bakışını da ele verir. Yerel yönetimlerin temel sorumluluğu, bu hayvanları bir sorun olarak görmek değil; kentin doğal paydaşları olarak kabul etmektir. Kısırlaştırma, aşılama, tedavi ve kayıt altına alma gibi bilimsel ve insani yöntemler, hem hayvanların yaşam kalitesini artırır hem de toplumdaki korku ve çatışmayı azaltır. Sorunu yok ederek değil, yöneterek çözmek esastır.

 Hayvan hakları aynı zamanda bir halk sağlığı meselesidir. Kontrolsüz üreme, hastalık riski ve kötü muamele; hem hayvanlar hem insanlar için sorun yaratır. Yerel yönetimlerin veteriner hizmetleri, hayvan bakımevleri ve mobil sağlık ekipleri bu noktada hayati rol oynar. Ancak bu hizmetlerin amacı hayvanları tecrit etmek değil; onları sağlıklı ve güvenli biçimde yaşamın içinde tutmaktır.

 Yerel yönetimlerin rolü yalnızca teknik hizmetlerle sınırlı değildir. Hayvan hakları, toplumsal davranışların ve etik değerlerin de aynasıdır. Eğitim çalışmaları, çocuklara ve gençlere yönelik farkındalık programları, gönüllülerle kurulan iş birlikleri; merhamet temelli ama bilinçli bir toplumsal yaklaşımın gelişmesini sağlar. Hayvana şiddetin normalleştiği bir toplumda, şiddetin yalnızca hayvanlarla sınırlı kalmadığı unutulmamalıdır.

 Yerel yönetimler için hayvan hakları, aynı zamanda katılımcı bir yönetişim alanıdır. Gönüllüler, sivil inisiyatifler ve mahalle sakinleriyle birlikte yürütülen politikalar, hem daha etkili hem de daha meşru sonuçlar üretir. Sonuç olarak kedi, köpek ve diğer hayvanlar, kentin yükü değil; insanlığın ortak yaşam sınavıdır.

Uluslararası Hukuksal Çerçeve:

1.       BM, Paris Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi. 1978

2.       Evcil Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi. 1987

3.       Kesim Sırasında Hayvanların Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi.2007

Ulusal Hukuk Çerçevesi:

1.       5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu

2.       Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği. 2004

Cumhuriyet Halk Partisi Programı

(S;344) Hayvan Haklarına saygının toplumun ortak değeri olması, Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesi hedef alınacak; Hayvan Haklarının korunması, sahipsiz evcil hayvanların yerel yönetimlerce bakımı ve kontrole alınması sağlanacaktır. Bu konuda, mevcut Sivil Toplum Örgütleri ile dayanışma içerisinde gerekli kurumsal ve yasal düzenlemeler gerçekleştirilecektir.

Halkçı Belediyecilik: (Madde 7) Halkın Belediyeciliğinde, sadece kentte yaşayan insanlara değil, diğer canlılara da saygı göstermek, onların yaşam haklarını korumak ve savunmak esastır.

Yaptıklarımız

Binlerce sahipsiz sokak kedilerinin kısırlaştırılmaları yapıldı. Günlük kısırlaştırma sayısı 30-40 arasında idi.

Kısırlaştırma, az da olsa Köpeklere uygulandı.

Sokaktaki can dostlarının aç kalmalarını önlemek için belirli yerlere kedi-köpek mamaları kondu.

Bölümümüze getirilen yaralıların tedavisi ve bakımı yapıldı.

Hazır mama dışında çeşitli kurumlarda net bağışları sağlandı.

Son kullanma tarihi yaklaşmış yiyeceklerin kullanılması ile üretim yapan Ünitemizde Kedi-Köpek Maması üretimine başlandı.

Hayvan Barınağı yapılmasındaki girişimlerimiz Bakanlığa önerdiğimiz alanların kabul görmemesi nedeniyle gerçekleşemedi. (Yapım projesi hazırlanmış idi.)

Bu proje gerçekleşse idi daha fazla sayıda köpek kısırlaştırılması ve bakımına imkân sağlanmış olacak idi.