Vizyon, Düşünce, Toplum
| iletisim@akifakay.com
Akif Kemal Akay İletişim
Anasayfa / Belediye Çalışmalarım / 21. KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI VE KÜLTÜR, SANAT ÇA...

21. KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI VE KÜLTÜR, SANAT ÇALIŞMALARI

kültürel miras, bir kentin hafızasıdır; o yerde yaşayan insanların kimliğini, yaşam biçimini ve dünyayla kurduğu ilişkiyi yansıtır. Bu nedenle kültürel mirasın korunması ve yaşatılması, merkezi yönetimlerin olduğu kadar –hatta çoğu zaman onlardan daha fazla– yerel yönetimlerin sorumluluğundadır.

KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI VE KÜLTÜR, SANAT ÇALIŞMALARI

 Kültürel miras çoğu zaman tarihi yapılar, eski eserler ya da geleneksel törenlerle sınırlı bir alan olarak görülür. Oysa kültürel miras, bir kentin hafızasıdır; o yerde yaşayan insanların kimliğini, yaşam biçimini ve dünyayla kurduğu ilişkiyi yansıtır. Bu nedenle kültürel mirasın korunması ve yaşatılması, merkezi yönetimlerin olduğu kadar –hatta çoğu zaman onlardan daha fazla– yerel yönetimlerin sorumluluğundadır. Çünkü miras, soyut bir tarih anlatısından çok, yerelde yaşayan bir gerçekliktir.

 Yerel yönetimler açısından kültürel miras, kentin ruhunu oluşturan temel unsurdur. Sokak dokusu, mahalle kültürü, yerel mimari, dil, mutfak ve gündelik yaşam pratikleri; hepsi yerel ölçekte var olur ve yine yerel kararlarla ya korunur ya da yok olur. Plansız kentleşme, rant baskısı ve kısa vadeli ekonomik çıkarlar, kültürel mirası en çok yerelde tehdit eder. Bu nedenle yerel yönetimlerin tutumu, mirasın kaderini doğrudan belirler.

 Kültürel mirasın önemi yalnızca geçmişe saygıyla ilgili değildir; toplumsal aidiyet ve süreklilikle ilgilidir. Kökleriyle bağını koparmış kentler, kimlik duygusunu yitirir. Yerel yönetimler, kültürel mirası görünür ve erişilebilir kıldıkça, kentlilerin yaşadıkları yere aidiyeti güçlenir. Aidiyet, dayanışmayı ve ortak sorumluluk bilincini de besler.

Yerel yönetimler için kültürel miras aynı zamanda bir kalkınma aracıdır. Ancak burada söz konusu olan, mirası ticarileştiren yüzeysel bir turizm anlayışı değil; yerel halkı sürecin öznesi yapan sürdürülebilir bir yaklaşımdır. Yerel el sanatları, geleneksel üretim biçimleri, kültürel festivaller ve müzeler; doğru planlandığında hem istihdam yaratır hem de kültürel değeri aşındırmadan yaşatır. Kültürle uyumlu kalkınma, kentin özgünlüğünü koruyarak büyümesini sağlar.

 Kültürel mirasın bir diğer boyutu da eğitim ve kuşaklar arası aktarımdır. Yerel yönetimler, çocukları ve gençleri yaşadıkları yerin tarihiyle ve kültürüyle buluşturmadığında, miras yalnızca vitrinlerde kalan bir süs haline gelir. Yerel tarih çalışmaları, kültür evleri, sözlü tarih projeleri ve mahalle temelli etkinlikler; kültürel mirası yaşayan bir değer haline getirir.

Yerel yönetimlerin kültürel miras konusundaki rolü, katılımcı bir anlayışı da gerektirir. Miras, yalnızca uzmanların ya da bürokratların karar vereceği bir alan değildir. O mirasın içinde yaşayan insanların bilgisi, deneyimi ve duygusal bağı; en az teknik raporlar kadar değerlidir. Yerel halkın sürece dahil edilmediği koruma politikaları, uzun vadede başarısız olur.

 Kültürel miras, yerel yönetimler için geçmişi muhafaza etmenin ötesinde, geleceği anlamlı kılmanın aracıdır. Kimliğini koruyan, hafızasına sahip çıkan ve kültürünü yaşayan kentler; daha dirençli, daha özgün ve daha yaşanabilir olur. Kültürel mirası merkeze alan yerel yönetimler, yalnızca taşları değil, toplumsal belleği de korur.

KÜLTÜR - SANAT ÇALIŞMALARI

Kentler yalnızca binalardan, yollardan ve altyapıdan ibaret değildir. Bir kenti yaşanır kılan asıl unsur; o kentte üretilen sesler, anlatılan hikâyeler, paylaşılan duygular ve ortak hafızadır. Müzik, tiyatro, edebiyat ve halk oyunları gibi kültürel çalışmalar, bu hafızanın taşıyıcılarıdır. Yerel yönetimler açısından kültür, bütçe kalemlerinde en sona bırakılacak bir “lüks” değil; toplumsal bütünlüğü, kimliği ve yaşam sevincini ayakta tutan temel bir kamusal sorumluluktur.

Merkezi düzeyde yürütülen kültür politikaları çoğu zaman büyük kurumlar, seçkin mekânlar ve sınırlı kitleler etrafında şekillenir. Oysa kültürün gerçek üretim alanı yereldir. Mahallede çalınan bir türkü, amatör bir tiyatro sahnesi, yerel bir şairin okuması ya da bir halk oyunu gösterisi; kültürü gündelik yaşamın parçası haline getirir. Yerel yönetimler, kültürü halktan kopuk bir vitrin faaliyeti olmaktan çıkarıp yaşamın içine taşıyabilen en yakın ve en etkili yapılardır.

Kültürel çalışmaların yerel yönetimler açısından en önemli işlevlerinden biri toplumsal bağları güçlendirmesidir. Gelir dağılımı adaletsizliğinin, yalnızlığın ve güvensizliğin arttığı toplumlarda kültür; insanları bir araya getiren ortak bir dil oluşturur. Bir konser, bir tiyatro oyunu ya da bir edebiyat buluşması, farklı yaşlardan ve toplumsal kesimlerden insanları aynı mekânda buluşturur. Bu buluşmalar, görünmez duvarları yıkar ve birlikte yaşama kültürünü besler.

 Kültür aynı zamanda bir ifade ve iyileşme alanıdır. Özellikle gençler için müzik, tiyatro ve edebiyat; kendini anlatmanın, öfkeyi dönüştürmenin ve kimlik inşa etmenin yollarıdır. Yerel yönetimler, gençlerin ve çocukların kültürel üretime katılabileceği alanlar açtığında; sorunlarla mücadelede baskı ve yasak yerine yaratıcılığı ve katılımı tercih etmiş olur. Bu yaklaşım, uzun vadede şiddeti ve dışlanmayı azaltan güçlü bir toplumsal yatırımdır.

 Halk oyunları ve yerel sanatlar ise kültürel sürekliliğin temel taşıdır. Yerel yönetimler bu alanları desteklediğinde, kültür yalnızca geçmişe ait bir nostalji olmaktan çıkar; yaşayan ve aktarılan bir değer haline gelir. Kuşaklar arası bağlar güçlenir, yerel kimlik korunur ve kent, kendine özgü karakterini yitirmez.

 Kültürel çalışmaların bir diğer önemli boyutu da yerel kalkınmaya katkısıdır. Kültür merkezleri, festivaller, yerel sanat üretimi ve kültür turizmi; istihdam yaratır, yerel ekonomiyi canlandırır. Ancak burada esas olan, kültürü ticarileştirmek değil; yerel üreticiyi ve sanatçıyı destekleyen sürdürülebilir bir ekosistem kurmaktır.

 Sonuç olarak yerel yönetimlerde kültürel çalışmalar, süsleyici bir faaliyet değil; kentin ruhunu, toplumsal dayanışmayı ve ortak geleceği inşa eden temel bir güçtür. Kültürle nefes alan kentler daha dirençli, daha yaratıcı ve daha umutlu olur. Yerel yönetimler, kültürü merkeze aldıkça yalnızca sanat üretmez; birlikte yaşama iradesini de güçlendirir.

Uluslararası Hukuksal Çerçeve:

1.       UNESCO, Dünya Kültürel ve Doğal Mirası Koruma Sözleşmesi.1972

2.       UNESCO, Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi. 2003

3.       UNESCO, Kültürel İfadelerin Çeşitliliğinin Korunması. 2005

4.       UNESCO, Kültürel Çeşitlilik Evrensel Bildirgesi. 2001

5.       Avrupa Arkeolojik Mirasın Korunmasına İlişkin Sözleşme.1999

6.       Dünya Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunmasına Ait Sözleşme.1983

7.       Tarihi Kentlerin ve Kentsel Alanların Korunması Tüzüğü. 1987

8.       Avrupa Mimari Mirasının Korunmasına Ait Sözleşme. 1985

9.       Avrupa Çevre Düzenlemesi Sözleşmesi. 2000

Ulusal Hukuk Çerçevesi:

1.       Anayasa (Madde 63)

2.       5226 sayılı Kanun. Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları (KUDEB) kurulması

3.       5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması Hakkında Kanun

4.       2634 Sayılı Turizm Teşvik Kanunu

5.       2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu

6.       2873 Sayılı Milli Parklar Kanunu

7.       Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Katkı Yapılmasına Dair Yönetmelik

8.       Kültürel İfadelerin Çeşitliliğinin Korunması ve Geliştirilmesi (KİFAÇ) Sözleşmesi.2010

9.       Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler, Kültür İçin Gündem 21. 2004

10.    Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi. 1997

Avrupa Mimari Mirasın Koruma Bildirgesi:

Kültürel miras, insanoğlunun toplumların, toplumu oluşturan kültür gruplarının varlığının, kimliğinin ve sürekliliğinin simgesi ve kanıtıdır. Somut ve somut olmayan kültürel miras, tarihsel belgesel, estetik-sanatsal, simgesel, sosyal, ekonomik, dini ve manevi ve hatta politik değerler içerir. Yenilenemez bir kaynak olan kültürel mirasın, toplumumuz için önemli değer olan Emanet kavramıyla özdeşleştirilerek içerdiği tüm değerleriyle birlikte gelecek nesillere aktarılması toplumsal bir sorumluluktur.

 Yerel yönetimler, kendi sorumluluk alanında somut ve somut olmayan kültürel miras varlıklarının kaydını tutma, güncelleme çalışmaları yapma, belgeleme, koruma, restorasyon, inceleme, araştırma ve analiz çalışmalarını yürütmek üzere kültür koruma, yaşatma ve yaygınlaştırma kurulları oluşturabilir.

 Yerel Kültürel ve Ekonomik Kalkınmanın aracı olarak Kent Müzeleri genellikle, Yerel Tarih, Yerel Hafıza, Yerel Kültür, Kentleşme, Sanat Tarihi, Yerel Ürün Sergileri, Modern Sanatlar, Kent Coğrafyası, Kent Antropolojisi, Kent Bilim ve Teknoloji Müzeleri gibi çok çeşitli alanlara yönelik olarak hizmet veren müzelerdir. Bu çeşitlilikteki kültürel faaliyetler, yerel halkın bireysel kültürel sermayelerine ve beşerî gelişimlerine katkı sunabilme potansiyelinin yanı sıra, güçlü bir tanıtım ağı ve işbirlikleriyle ulusal ve uluslararası ziyaretçilerinin büyümesini sağlayarak yerel kalkınmaya katkı yapmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi Programı

(S;309) Çağdaş müzecilik geliştirilecek; kültürel mirasın, ait olduğu coğrafyada korunmasına ilişkin evrensel ülkenin yaşama geçirilmesi sağlanacaktır.

(S;310) Bilgi Toplumunun modern kütüphaneleri oluşturulacak: Kütüphaneler modernleştirilerek teknolojinin gelişmiş olanaklarından yararlanılarak ulusal eğitim ve kültür politikalarımızın odak merkezleri haline getirilecektir. Halk kütüphanelerine ülkemizde yayınlanan tüm kitapların alınması… sağlanacaktır.

(S;310) Okuma alışkanlığı olanlara hizmet götürmek, okuma alışkanlığı olmayanları ise teşvik etmek amacıyla Gezici Kütüphaneler yaygınlaştırılacak ve zenginleştirilecektir.

(S;312) Tarihi zenginlik araştırmaları tamamen bilimsel çalışmalara dayandırılarak, bu süreçte görev alan birimlerin eşgüdümü sağlanacaktır.

Yaptıklarımız:

Restore edilen 3 ayrı binamız İlter Uzel Diş Hekimliği Müzesi, Antik Luvi Merkezi, Kahve Müzesi olarak kullanılmaya başladı. Diş Hekimliği Müzesi ile Luvi Merkezi alanlarında Türkiye’de tektir.

Oyuncak Müzesi için kullanılması düşünülen binanın restorasyonu tamamlanmış, Karikatür Müzesi olması planlanan binanın (İlhan-Turhan Selçuk’ların lise yıllarında yaşadığı ev) restorasyonu bitmek üzere idi.

Diascorides Müze ve Parkı için yer hazırlandı, Tıbbi ve Aromatik bitkiler ekilerek çoğaltıldı.(Kuyumcular Mahallesinde)

Bilgisayar donanımlı Seyhan Merkez Kütüphanesi kullanıma açıldı. E-kütüphaneye geçiş için görüşmeler tamamlandı.

Çukurova Üniversitesi ve Toros Üniversitesi ile yapılan ortak çalışmada öğretmen ve personele bir dizi hizmet içi eğitim verildi.

Kırsal kesime hitap etmek üzere Gezici Kütüphane kuruldu. Ayrıca 2000 Evler’de mini bir çocuk kütüphanesi hayırsever desteği ile oluşturuldu.

Sanat konusunda Kültür Müdürlüğümüz öncülüğünde tiyatro, müzik, halkoyunları, söyleşiler, kültür/sanat gezileri gibi etkinlikler tüm dönem boyunca devam etti.

Sanatçılarımız tarafından sahneye konan tiyatro oyunları sergilendi: (Parkta Güzel Bir Gün/ Köpek, Kadın ve Erkek / Eyvah Arkadaşım Karım Oldu / Düğün Dernek oyunları)

Nazım Hikmeti Anma dolayısıyla şiir ve konser dinletisi yapıldı.

8 Mart Kadınlar gününde 1000 kadın, 1000 ses korosu Seyhan sanat Meydanında sunum yaptı.

Fıstık ile Mıstık ve kursiyerlerimizin sahneye koyduğu Bobo ile Gobo adlı çocuk oyunlarımız, mahallelerde yapılan etkinlikler içinde sergilendi

“Aziz Nesin’i Anma” programında kursiyerlerimiz “Bize Bir Şey Lazım” oyununu sergiledi.

“Ölümden Çoktular” ve “Hayvan Çiftliği” oyunları yine kursiyerler tarafından sahneye kondu.

Şehir Tiyatrosu Oyuncuları tarafından “Kadın Giderse” oyunu ile “Şaşkın Bekçiler “ ve “Bilge Dedenin Kütüphanesi” adlı çocuk oyunları sergilendi.

Deprem sonrası dönemde mahallelerde tiyatro gösterileri yapıldı.

Yaşar Kemal Kültür Merkezi özellikle çoğu belediyelere ait tiyatro guruplarının sergilediği tiyatro etkinliklerine de imkân sağladı:

Ahududu

Akif Olmak

Asıl Olan Hayattır

Aziz Nesin Kabare

Halktan Biri

İki Efendinin Uşağı

Jeanne d’Arc’ın Öteki Ölümü

Kadın Giderse

Kadın İstasyonu

Köprüden Önce Son Çıkış

Kuva-yi Milliye Destanı

Ölümden Çoktular

Sardunya Kokulu Kadınlar

Zil Baştan

Ölümü Ardında Gezdirenler

(Sabahattin Ali  Anması)

Toplumun bilgilendirilmesi için çok sayıda söyleşi yapıldı.

Metin Uca: “Bunu mu Demek İstedim?”

Bahar Eriş: “Çocuklar Nasıl Becerir?”

Enver Ertaş:” Bir Sihrim Var Çocuklar” (İllüzyon Gösterisi)

Hacer Foggo: “Askıda Hayat”

İmren Aykut: “O Kadın”

Lütfi Özgünaydın: “Fotoğraflarla Yaşar Kemal”

Sinan Meydan: “Atatürk’ü Anlamak”

Belediye yanındaki alan Sanat Meydanı ilan edilerek sıklıkla çeşitli sanat etkinliklerinde kullanıldı. Özellikle Covid Salgını nedeniyle eve kapanan gençleri topluma alıştırmak için bir dizi konser yapıldı.

Konser mekanı olarak Seyhan Sanat Meydanı, Özgür Kadın Parkı, 100.Yıl Çırçır Sanat Merkezi ve Akkapı Spor alanı kullanıldı.

100.Yıl Çırçır Sanat Merkezi, Burhan Öçal – Alexey Bodvinov, Demet Sağıroğlu, Hakan Aysev - Çukurova Senfoni Project konserlerine ev sahipliği yaptı

Yaşar Kemal Kültür merkezi “Şeb-i Arus Töreni”, “1881 Kiraz Mevsimi Oratoryosu”, “Nazım Hikmet’i Anma Gecesi”, “Kuvayi Milliye Oyunu” gibi çeşitli etkinliklerde ücretsiz olarak halka açıldı.

Gençlerimize usta öğreticiler aracılığı ile Bağlama, Gitar, Drama, Tiyatro, Halk Oyunları kursları verildi

Halk Oyunları Ekiplerimiz THOF’nin düzenlediği yarışmalarda hemen her kategoride Bölge birincilikleri, Türkiye Birinciliği ve çeşitli dereceler aldı.

Seymerlerde yaklaşık 20 alan, 100 branşta (Bilişim, Büro Yönetimi, Çocuk Gelişimi, El Sanatları, Grafik ve Fotoğraf, Güzellik ve Saç Bakımı, Halkla İlişkiler, Kişisel Gelişim, Muhasebe, Müzik ve Gösteri Sanatı, Tasarım, Seramik ve Cam, Tekstil, Yabancı Dil, Yetişkin Okuma Yazma, Gastronomi vb.) binlerce gönüllü kadınımıza hizmet verildi. Çoğu kişinin kültür ve sanat aracılığı ile toplumsallaşması sağlandı.

Buralarda üretim yapan kadınlara gelir imkânı sağlamak amacıyla satış kulübeleri yapıldı. Kadınlarımıza, birkaç kez Mersin’de olmak üzere çeşitli alanlarda ürünlerini sergileyip satış olanağı sağlandı.

Her yıl Ramazan ayında ortalama 20 mahallede yapılan iftar yemeklerinde geleneksel Ramazan eğlenceleri yapıldı.

Belirli günlerde özel programlar hazırlanıp topluma sunuldu. (Dünya Tiyatrolar Günü, Emekçi Kadınlar Günü, Dünya Çocuk Hakları Günü, Kadına Yönelik Şiddet, Cumhuriyetin 100.Yılı, 10 Kasım, 23 Nisan vb.)

Bilgi Evi, Kreş ve çalışanların çocukları ile müze gezisi yapıldı.

Fotoğrafçılık alanında çok sayıda söyleşi ve sergimiz söz konusu oldu. (Adana’nın 100’ü, Dijital Dünyada Reklam Fotoğrafçılığı, Vahşi Yaşam ve Kuşlar, Yapay Zekâ ve Fotoğrafçılığın Geleceği, Kurtuluş Savaşında Adana vb)

Büyükşehir ve Çukurova Belediyesi ile müştereken konserler yapıldı. (Emre Aydın, Aleyna Tilki, Derya Uluğ, Ediz vb. Konserleri)

Portakal Çiçeği, Gastronomi Festivallerine etkinliklerimizle katkı verdik.

Yapılan Konserler:

Arif Tilkan

Aydilge

Betül Haydın

Emircan İğrek

Fatih Kısaparmak

Feridun Düzağaç

Gripin

Grup Abdal

Grup Revan

İlkay Akkaya

Kolpa

Manuş Baba

Mega Band

Mehmet Erdem

Müzisyen Adam

Nurettin Rençber

Orhan Hakalmaz

Özgür ile Rüya

Palko Rembetiko

Patron

Pinhani

Sefo

Zakkum